Psikolojik travma; kişinin yaşadığı, tanık olduğu veya dolaylı biçimde etkilendiği sarsıcı bir olay karşısında ruhsal bütünlüğünün zorlanmasıdır. Psikolojik travma belirtileri nelerdir sorusunun tek bir yanıtı yoktur; belirtiler duygularda, düşüncelerde, bedensel tepkilerde, davranışlarda ve ilişkilerde görülebilir. Bazı tepkiler olayın hemen ardından başlarken bazıları haftalar ya da aylar sonra ortaya çıkabilir. Yaşanan olayın niteliği, kişinin geçmiş deneyimleri, destek kaynakları ve baş etme becerileri belirtilerin biçimini etkiler.
Duygusal Ve Zihinsel Belirtiler Nasıl Görülür?
Travma sonrasında kişi yoğun korku, çaresizlik, öfke, suçluluk veya utanç yaşayabilir. Daha önce keyif veren etkinliklere karşı ilginin azalması ve duygusal uyuşma da görülebilir. Duygusal uyuşma yaşayan biri, çevresindeki insanlara karşı hiçbir şey hissetmediğini düşünebilir. Bu durum sevgisizlikten değil, zihnin aşırı yük karşısında kendisini korumaya çalışmasından kaynaklanabilir.
İstenmeden akla gelen görüntüler, olayın tekrar yaşanacağı düşüncesi ve geleceğe ilişkin karamsarlık zihinsel belirtiler arasındadır. Kişi dikkatini toplamakta, karar vermekte veya günlük görevleri tamamlamakta zorlanabilir. Travmatik olayın bazı bölümlerini hatırlayamama ya da olayla ilgisiz durumları bile tehlike olarak yorumlama mümkündür. Özellikle “Güvende değilim” veya “Kimseye güvenemem” gibi katı düşünceler günlük yaşamı sınırlayabilir.
Bedensel Tepkiler Ve Uyku Sorunları
Travma yalnızca düşünceleri ve duyguları etkilemez. Sinir sisteminin tehlikeye karşı sürekli hazır durumda kalması, bedensel yakınmalara yol açabilir. Kalp çarpıntısı, nefesin hızlanması, kas gerginliği, terleme, titreme ve mide rahatsızlıkları sık karşılaşılan tepkilerdir. Tıbbi değerlendirmede belirgin bir fiziksel neden bulunmasa bile bu şikâyetler kişi açısından gerçektir ve yaşam kalitesini düşürebilir.
Uykuya dalmakta zorlanma, geceleri sık uyanma, travmatik içerikli rüyalar görme veya sabah dinlenemeden kalkma da dikkat edilmesi gereken belirtilerdir. Sürekli tetikte olma hali, küçük bir seste irkilmeye ve çevreyi devamlı kontrol etme ihtiyacına neden olabilir. Bedensel belirtiler yeni başladıysa, şiddetliyse veya giderek artıyorsa psikolojik etkenlerin yanında tıbbi nedenlerin de değerlendirilmesi gerekir.

Kaçınma Ve Davranış Değişiklikleri
Psikolojik travma belirtileri nelerdir diye araştırırken kişinin neler hissettiği kadar hangi durumlardan uzaklaştığına da bakılmalıdır. Kaçınma, kısa süreli rahatlama sağlayabilir; ancak uzun süre devam ettiğinde korkunun güçlenmesine ve kişinin yaşam alanının daralmasına yol açabilir. Aşağıdaki davranışlar travma sonrası kaçınma ve güvenlik arayışıyla ilişkili olabilir:
- Olayı hatırlatan kişilerden, yerlerden veya konuşmalardan sürekli uzak durmak günlük işlevselliği sınırlayabilir.
- Dışarı çıkarken güzergâhı tekrar tekrar kontrol etmek yoğun güvenlik ihtiyacına işaret edebilir.
- Rahatsız edici duyguları bastırmak amacıyla alkol ya da kontrolsüz ilaç kullanmak ciddi sağlık riskleri oluşturabilir.
- İşe, okula veya sosyal etkinliklere katılımın belirgin biçimde azalması destek alınması gerektiğini gösterebilir.
- Öfke patlamaları ve düşünmeden alınan riskli kararlar, kişinin uyarılmışlık düzeyini yönetmekte zorlandığını düşündürebilir.
İlişkiler Ve Günlük Yaşam Üzerindeki Etkiler
Travmatik yaşantının ardından güven kurmak, yakınlık göstermek veya yardım istemek zorlaşabilir. Kişi anlaşılmadığını düşünerek içine kapanabilir ya da sevdiklerinin davranışlarını tehdit olarak yorumlayabilir. Bazen yoğun kontrol ihtiyacı, kıskançlık, ani tartışmalar veya terk edilme korkusu öne çıkar. Çocuklarda ise yetişkinlerden ayrılmak istememe, alt ıslatma, oyunlarda sarsıcı olayı tekrar canlandırma ve okul başarısında düşüş görülebilir.
İş yaşamında dikkatin çabuk dağılması, sorumlulukların ertelenmesi ve hata yapma korkusu belirginleşebilir. Günlük düzeni sürdürmekte zorlanmak her zaman isteksizlik anlamına gelmez; zihinsel enerjinin önemli bir bölümü tehlikeyi fark etmeye ve kontrol altında tutmaya ayrılıyor olabilir. Belirtilerin şiddetini değerlendirirken yalnızca varlıklarına değil, ilişkileri, öz bakımı, çalışma düzenini ve sosyal yaşamı ne ölçüde etkilediklerine bakılmalıdır.
Hangi Durumda Psikolog Desteği Alınmalıdır?
Travmatik bir olaydan sonra korku, üzüntü ve irkilme gibi tepkilerin bir süre görülmesi olağandır. Buna karşın belirtiler haftalar geçmesine rağmen azalmıyorsa, giderek şiddetleniyorsa veya günlük sorumlulukları aksatıyorsa bir psikologla görüşmek uygun olabilir. Psikolojik travma belirtileri nelerdir sorusuna kişisel bir değerlendirme yapılmadan kesin tanı üzerinden cevap verilmemelidir. Benzer belirtiler kaygı bozuklukları, depresyon, yas süreci veya bazı fiziksel rahatsızlıklarla da ilişkili olabilir.
Uzman seçiminde travma alanındaki eğitim, kullanılan terapi yaklaşımı, mesleki sınırlar ve görüşmeler sırasında kurulan güven ilişkisi dikkate alınmalıdır. Terapi sürecinde kişinin istemediği ayrıntıları hemen anlatmaya zorlanması güven duygusunu zedeleyebilir. Kendine zarar verme düşüncesi, intihar planı, gerçeklikle bağın zayıflaması, ağır madde kullanımı veya temel ihtiyaçları karşılayamama söz konusuysa beklemeden acil destek alınmalıdır.

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.