Travmatik yaşantılar, olay sona erdikten sonra da kişinin duygularını, düşüncelerini, bedensel tepkilerini ve günlük yaşamını etkileyebilir. Yoğun kaygı, irkilme, kaçınma, uyku sorunları, olayın tekrar yaşanıyormuş gibi hissedilmesi veya belirli ortamlarda huzursuzluk bu sürecin parçaları arasında görülebilir. Kağıthane travma terapisi psikolog arayışında olan kişilerin öncelikle travmanın herkeste aynı şekilde ortaya çıkmadığını bilmesi gerekir. Terapide amaç yaşanan olayı silmek değil; olayın kişi üzerindeki etkisini anlamlandırmak, tetikleyicilerle baş etme becerilerini geliştirmek ve günlük yaşamda yeniden güven duygusu oluşturabilmektir.
Travma Terapisi Hangi Durumlarda Değerlendirilebilir?
Travma yalnızca büyük kazalar, doğal afetler veya fiziksel saldırılar sonrasında ortaya çıkan bir durum değildir. Çocukluk dönemindeki ihmal, duygusal veya fiziksel şiddet, kayıp, ciddi hastalık deneyimi, ani ayrılıklar, zorlayıcı ilişkiler ya da uzun süre devam eden tehdit algısı da kişinin ruhsal dengesini etkileyebilir. Aynı olay iki kişide farklı sonuçlar doğurabilir; bu nedenle değerlendirme yalnızca olayın niteliğine göre yapılmaz.
Travmatik bir deneyimin ardından kişinin yaşadığı belirtilerin süresi, şiddeti ve günlük işlevselliğe etkisi dikkate alınır. İşe veya okula devam etmekte zorlanmak, belirli kişilerden ve ortamlardan sürekli kaçınmak, uyku düzeninin bozulması, tekrar eden kabuslar ya da sürekli tehlike varmış gibi tetikte hissetmek psikolojik destek ihtiyacının değerlendirilmesini gerektirebilir. Uzman görüşmesi, bu belirtilerin başka psikolojik sorunlarla ilişkili olup olmadığının anlaşılmasına da yardımcı olur.
Travma Terapisinde Süreç Nasıl İlerler?
Travma odaklı terapi çoğunlukla kişinin öyküsünün, mevcut belirtilerinin ve günlük yaşamındaki güçlüklerin değerlendirilmesiyle başlar. Terapistin ilk amacı kişiyi yaşadığı olayı ayrıntılarıyla anlatmaya zorlamak değildir. Öncelikle danışanın kendisini güvende hissetmesi, terapi sürecinin sınırlarını anlaması ve yaşadığı tepkilerin nasıl ortaya çıktığını fark etmesi üzerinde çalışılabilir.
İlerleyen görüşmelerde kullanılan yöntem danışanın ihtiyacına göre değişir. Bilişsel davranışçı yaklaşımlar, travma odaklı bilişsel çalışmalar, EMDR gibi yöntemler veya duygu düzenleme becerilerini geliştirmeye yönelik uygulamalar değerlendirilebilir. Kağıthane travma terapisi psikolog seçiminde yalnızca kullanılan yöntemin adına değil, uzmanın travma alanındaki eğitimi ve çalışma biçimine de bakılması daha sağlıklı bir değerlendirme sağlar.

Terapi hızı kişiden kişiye farklıdır. Bazı danışanlarda önce uyku, yoğun kaygı veya bedensel gerginlik gibi belirtilerin düzenlenmesi gerekirken bazı kişiler doğrudan belirli anılar ve tetikleyiciler üzerinde çalışmaya hazır olabilir. Süreç danışanın dayanabileceği hızda planlanmalı, kontrol duygusu korunmalıdır.
Travma Belirtileri Günlük Yaşamı Nasıl Etkileyebilir?
Travma sonrasında yaşanan değişiklikler bazen kişi tarafından travmatik deneyimle doğrudan ilişkilendirilmeyebilir. Belirtilerin hangi alanlarda ortaya çıktığını gözlemlemek, psikolojik değerlendirme sırasında önemli bilgiler sağlar. Özellikle aşağıdaki durumlar günlük yaşam üzerindeki etkinin daha görünür hâle gelmesine neden olabilir:
- Belirli sesler, kokular, yerler veya kişiler geçmişte yaşanan olayı hatırlatarak yoğun duygusal ya da bedensel tepki oluşturabilir.
- Uykuya dalmakta güçlük, sık uyanma veya tekrarlayan kabuslar kişinin gün içindeki dikkat ve enerji düzeyini azaltabilir.
- Travmayı hatırlatan ortamlardan sürekli kaçınmak sosyal yaşamın, iş düzeninin veya yakın ilişkilerin giderek daralmasına neden olabilir.
- Ani öfke, yoğun irkilme ve sürekli çevreyi kontrol etme ihtiyacı kişinin kendisini uzun süre tehdit altında hissetmesine yol açabilir.
- Duygusal uyuşma veya olaydan kopmuş gibi hissetme, kişinin yakın ilişkilerinde kendisini ifade etmesini zorlaştırabilir.
Psikolog Seçerken Hangi Ölçütlere Bakılmalıdır?
Travma konusunda çalışacak psikoloğun eğitim geçmişi ve kullandığı terapi yöntemleri açık biçimde öğrenilmelidir. “Travma terapisi” geniş bir çalışma alanıdır ve her psikoloğun aynı yöntemlerle çalışması beklenmez. Terapistin lisans eğitiminin yanı sıra aldığı psikoterapi eğitimleri, süpervizyon süreci ve travma alanındaki deneyimi değerlendirmeye dâhil edilebilir.
İlk görüşmede terapistin süreci nasıl planladığını, hangi yöntemleri hangi gerekçeyle kullandığını ve görüşmelerin genel çerçevesini açıklayabilmesi önemlidir. Danışanın kendisini sürekli baskı altında hissettiği veya hazır olmadığı ayrıntıları paylaşmaya zorlandığı bir yaklaşım travma çalışması açısından uygun olmayabilir. Güvenli bir terapötik ilişki, sınırların korunması ve danışanın sürece aktif biçimde katılması tedavi planının temel unsurları arasındadır.
Kağıthane travma terapisi psikolog araştırması yaparken ulaşım kolaylığı da düzenli görüşmeler açısından değerlendirilebilir. Bununla birlikte yalnızca konuma göre karar vermek yerine uzmanlık alanı, yaklaşım, etik çalışma ilkeleri ve danışanla kurulan terapötik uyum birlikte ele alınmalıdır.
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalıdır?
Travmatik bir olaydan sonra kısa süreli korku, üzüntü veya huzursuzluk yaşanması tek başına kalıcı bir psikolojik sorun bulunduğu anlamına gelmez. Ancak belirtiler haftalar boyunca devam ediyor, giderek şiddetleniyor veya kişinin iş, okul, aile ve sosyal yaşamındaki işlevlerini belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme geciktirilmemelidir.
Özellikle yoğun panik, sürekli kaçınma, tekrarlayan travmatik anılar, ciddi uyku bozuklukları, kendine zarar verme düşünceleri veya günlük yaşamı sürdürememe gibi durumlarda bir ruh sağlığı uzmanına başvurulması gerekir. Kendine zarar verme ya da intihar riski bulunuyorsa rutin terapi randevusunu beklemek yerine acil sağlık hizmetlerinden destek alınmalıdır. Travma terapisine başlanırken temel ölçüt, kişinin yaşadığı belirtilerin niteliğine uygun eğitim ve deneyime sahip bir psikologla, güvenli ve yapılandırılmış bir terapi sürecinin kurulmasıdır.

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.